Değişen Çalışma Koşullarına Uyum ve Aksiyonlar

DEĞİŞEN ÇALIŞMA KOŞULLARINA UYUM VE AKSİYONLAR

    Dünyamızı tehdit eden Covit-19 salgını dolayısı ile birçok şirket klasik mesai kavramını değiştirerek “home ofis” denilen evden çalışma düzenine geçti.

Peki bu çalışma düzeni sürdürülebilir bir düzen miydi?

Yoksa her şey normale döndüğünde biz de eski alışıla gelmiş düzene tekrar bütünü ile dönecek miydik?

Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre, uzaktan çalışan insanlar her gün ofiste çalışan insanlara göre daha üretken olduğu sonucunu yayınlamıştı.

Yine geçtiğimiz aylarda yapılan bir Gallup araştırmasına göre, çalışan Amerikalıların %43’ü haftada belli zamanlarını evden çalışarak geçirmektedir. Bu insanların %34’ü ise haftanın dört veya beş günü ofis dışında çalışmaktaktadır.

Uzaktan çalışmanın Avantajları nelerdir?

    Uzaktan çalışmanın çalışanlar ve de işletmeler aslında pek çok avantajı bulunumaktadır. Dağıtılmış bir işgücü yalnızca bir işletmenin giderlerini azaltmamakta, aynı zamanda şirketlerdeki çalışan işten ayrılma oranını (employee turnover) da azaltmakta ve işe alım süreçlerini verimlileştirmektedir.

Uzaktan Çalışma İle Aklımıza gelen Sorular ve Sorunlar Neler Oldu?

    Söz konusu mesai düzeni beraberinde akıllara bir çok soruyu getirdi? * İş yaşantısı bu kavrama ne kadar alışkındı?

* Bilindik masa etrafı toplantının gücüne inanan yöneticiler online toplantılara bakış açısı nasıl olacaktı?
* Şirketler dijital dönüşüme ne kadar hazırdı?
* Home ofis kavramı iş ciddiyetine ve disiplinine zarar verir miydi?
* Aynı hedefe insanları güdülemek ve hedeflere ulaştırmak uzaktan mümkün olacak mıydı?

Global birçok şirket haftada birkaç gün çalışanlarını evden çalıştırmakta ve bu düzeni minik minik test etmekte idi. Çünkü çalışanlarının işe gelmek için özellikle trafik yoğun şehirlerde en az 2 saat belki 3 saat önce kalkıyor olmaları, iş dönüşü bir bu kadar süre daha eve gidiyor olmaları ve mesai süreleri dikkate alındığında insan yaşantısının en az 13 saatinin bu şekilde kayboluyor olması bir süre sonra motivasyonlarına etki etmekteydi.

“Mutlu Çalışanlar Şirketi, All Together, Sen Varsan Biz Varız” gibi anlık etki bırakan sloganlarla moral ve motivasyon katılmaya çalışılan ancak günlük ömrünün 13 saatini iş yerinde geçiren mavi ve beyaz yaka için bunlar hep dış motivasyon kaynağı olarak göze çarptı. Çünkü içselleştirilmemiş motivasyon geçici bir etki bırakmaktaydı.

Yerel Şirketlerin Home Ofis Kavramına Bakış Açısı Nasıldı?

    Ülkemizdeki yerel şirketlerin yönetim tarzı ve iş yaşantısına bakışı ele alındığında geçmişten gelen kültürlerde dikkate alındığında evden çalışma düzeni asla kabul edilemeyecek bir kavramdı. Çünkü çalışan saat 8.00 veya 9.00’dan önce kartını okutmalı ve 17.00 veya 18.00’dan sonra da yine kartını okutarak mesaiden ayrılmalıydı. Bir çalışanın yeri yöneticisinin yanıydı.

Bizi hedefe koşturan ve sürdürülebilir karlılık hedeflerimize ulaştıran çalışanlarımıza sahi neden güven duymuyorduk? Neden evlerinde veya istedikleri başka bir ortamda çalışamayacaklarını düşünüyorduk?

Bir salgın geldi ve insanlığı evlerine kapattı. Evet bir nevi zorunlu karantina ile biz şirketlerde bazı sanal yönetim modellerini ve dijital dönüşümün geldiği noktayı test etmeye başladı.

Sanal Ortamlarla Güçlü Bir Takım Bağı Oluşturmak Mümkün müdür?

    Güçlü bir bağa sahip olmayan sanal çalışma ekipleri, çalışanların değersiz hissetmesine neden olabilir. Verimliliği engelleyebilir ve ekip üyelerinin etkili bir şekilde katkıda bulunmalarını zorlaştırabilir. Bu süreçte sizlere “Sanal Yönetim Modeli” ile gerçekleştirebileceğimiz bazı uygulamalar güçlü bir “Sanal Ekip Bağı” oluşturmanıza yardımcı olacaktır.

1. Online toplantılarınızı her zaman yüksek enerji ile açın:

Toplantıya başlamadan buz kırıcı aksiyonlar ile herkesin dikkatini ekrana toplamaya çalışın. Bu bazen komik bir hikaye, bazen eğlenceli bir karikatür bazen de sıra dışı bir kıyafet ile ekran karşısına geçmek olabilir.

2. Sanal takımlar oluşturun, oyunlaştırma ile ekinizi hep motive kılın:

Uzaktan çalışmanın fiziksel mesafesi hızla duygusal mesafeye dönüşebilir, bu nedenle sanal işçilerin güvenebileceği rahat bir takım kültürü oluşturmak önemlidir. Sanal ekip oluşturma, sanal işe daha fazla insan etkileşimi getirmeyi amaçlayan çeşitli stratejilerden, oyunlardan ve etkinliklerden oluşur. Stratejiler arasında buz kırıcı soruların yanı sıra video ve video tabanlı olmayan oyunlar ve etkinlikler yer alıyor. Bu stratejiler daha sıkı sıkıya bağlı takımlara ve daha yüksek düzeyde iş birliğine yol açar. Bu süreçte “Yako Groups” olarak online iş birliğini geliştirici oyun ve aktivitelerle her zaman yanınızda olabiliriz.

3. Online Ev Partileri düzenleyin:

“Happy Hour” için illaki şirketimizin geniş bir alanı ve bistro masa düzeni süslenmiş bir fuaye alanı gerekmiyor. Konsepti belirleyiniz ve ilgi çekici bir davetiye ile çalışanlarınıza çağrı yapınız.

Kamera başında da olsa çok eğleneceksiniz.

90lar ev partisievde pijama partisi

 

4. Bir Film Gecesi veya Karaoke Gecesi düzenleyin.

Takım birlikteliğini ve gücünü anlatan film seçin ve yine ilgi çekici bir davetiye ile çalışanlarının belirlediğiniz gün ve saatte kamera başında olmalarını isteyin.

Ekip üyeleri işle ilgili olmayan bir amaç için bir araya gelebildiklerinde, gevşeme ve daha fazla açılma eğilimi gösterirler. Bir film gecesini sık sık düzenlemek, ekibi sanal ofis dışında eğlenceli bir şeyler yapmak için bir araya getirmenin harika bir yoludur.

Merak ediyor olabilirsiniz: “Farklı şehirlerde yaşadığımızda bunu nasıl yaparız?” Bir video konferans görüşmesi yoluyla filmi izleyin ve ekip üyelerinin film sırasında yorum yapabilmesi ve yorum yapabilmesi için anlık mesajlaşma sohbet kutusunu açık tutun.

    Bunun gibi deneyimler uzak çalışanlara daha sonra bağ kuracakları ve şaka yapacakları bir şey verir. Ayrıca ekip üyelerini biraz zaman ayırmaya ve rahatlamaya zorlar.

Bazı film önerileri:

* Zafere Kaçış [Victory / 1981]
* Yetenek Avcısı [Million Dollar Arm / 2014]
* Sihirbazlar Çetesi [ Now You See Me / 2013]
* Devrim Arabaları [ Cars of The Revolutions / 2008]
* 7 Samuray – Kanlı Pirinç [Shichinin No Samurai / 1954]

Sonuç olarak;

* Dünya’mızı tehdit eden bu salgının, birçok alışılagelmiş sistemi ve düzeni değiştireceği ön görülmektedir. Bu salgının doğuracağı sonuçları proaktif düşünce ve aksiyonlar ile şirket çalışma düzenine uyumlu hale getirmeliyiz.

* Dijital dönüşüme şirket altyapımızı uyumlu hale getirmeli ve gerekiyorsa kendi uygulamalarımız üzerinden konferanslarımızı ve sohbetlerimizi gerçekleştirmeliyiz. Siber güvenliğin ve bilgi güvenliği politikalarının kritik öneme haiz olduğu bu çağda şirket politikaları ile ilgili gizli bilgileri işleyeceğimiz sanal toplantılarımız güvenli uygulamalar üzerinden gerçekleştirilmelidir.

* İK politikalarınızı şimdiden gözden geçirilmeli, çalışanda aranacak niteliklere: “Uzaktan Çalışmaya Yatkınlık” kavramını eklenmelidir.

Galip ÖLMEZ
YAKO Groups Genel Müdürü

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir